Mehmet Bildirici / Köşe Yazısı

Bugünkü Muğla ili antik çağda Karia, Türk

yönetiminde Menteşe bölgesi olarak bilinen

alanı kapsamaktadır. Orta Çağda, Menteşe

Beyliği, Osmanlı yönetimi ve Cumhuriyet

döneminde önemli siyasi ve kültürel olaylara

sahne olmuştur. Ancak ilk çağdaki tarihi kabul

etmek gerekir ki çok daha parlak ve zengindir.

Mitolojinin de pek çok olayının Muğla ve

çevresinde yaşandığına inanılır.

Sayın Muğla Valisi Amir Çiçek’in Muğla Devrim

Gazetesi’nde çıkan “Muğla’yı 3T ile (Tarih,

Turizm, Ticaret) kalkındıracağız ifadesi beni

çok etkiledi, heyecanlandırdı, genç olsam da

bunun aktif olarak içinde olsaydım dedirtti.

Gerçekten Tarih’in Muğla için çok önemli

olduğuna inanıyorum. Tarihin turizme katkısı

açıktır.Ama tarih sadece turizm için de

olmamalı, geçmişi bilmeliyiz, bu topraklar

üzerinde olan olayların

bilinmesi ancak bizi aydın yapar. Buraya turist

olarak gelen yerli ve yabancı kişiler arasında

aydın,

tarih bilen insanlar bulunmaktadır. Onların

önüne doğru bilgiler koymalıyız. Yani çıtayı

biraz daha

yukarı çekmeliyiz diye düşünüyorum. Bu

bağlamda Muğla’da burada yaşamış büyük

insanların (Heredot, Artemisia, Hipokrates..

  1. vs) gibi kişilerin heykelleri Muğla’nın aydınlık

yüzünü oluşturmaktadır.

Ancak bunlar arasında benim bildiğim

kadarıyla Muğla tarihinde büyük hizmetleri

olan MAUSOLOS bulunmamaktadır.

Onun için yazımı ben buna ayıracağım. Bilindiği

gibi M.Ö. 4. yüzyılda Anadolu ve Karia Bölgesi

Perslerin (İran) yönetimi altındadır. Persler

kültürel ve dini olarak yayılmacı değildir.

Anadolu yönetimi için pek çok satraplıklar

(Valilik) kurmuşlardır. Karia Satraplığı

da bunlardan biridir. Karia Satraplığının

başına Karia’da çok tanınmış ve çok itibarlı

olduğu anlaşılan HECATOMNOS isimli kişiyi

getirmişlerdir. Hecatomnos

Milas’ta bir kaçak kazı sonucu mezarı bulunan

kişidir. Bu mezarın bulunduğu alanın kısa

sürede arkeolojik park olarak açılmasını

diliyorum.

YAZININ DEVAMI GELECEK SAYIDA..

Mehmet Bildirici

Araştırmacı Yazar

 

(Bu yazı Akyaka Postası‘nın 4. sayısında yayımlanmıştır.)

Bir Cevap Yazın