Uzmanının Dilinden, Ustasının Dilinden: Mutlu Hira

 

Atalarımız ‘Herkes kaşık yapar da sapını ortaya getiremez’ derken bir gerçeği veciz bir şekilde dile getirmişler. Bu köşede sizlere mesleğinde uzmanlaşmış kişilerin başarılarının sırlarına ulaşmaya çalışacağız.

Atalarımız ‘Herkes kaşık yapar da sapını ortaya getiremez’ derken bir gerçeği veciz bir şekilde dile getirmişler. Bu köşede sizlere mesleğinde uzmanlaşmış kişilerin başarılarının sırlarına ulaşmaya çalışacağız (Püf noktası’na kadar ulaşabilir miyiz bilmiyoruz artık!..)

Bu hafta yeme-içme sektöründen bir ustayı, Akyaka Yücelen Oteli mutfak şefi Mutlu Hira’yı ziyaret ettik. Mutlu Şef en sıkışık zamanlarda bile yüzünden eksik etmediği ‘mutlu’ bir tebessümle karşıladı bizi. Akşam yemeğinin hazırlıklarının sürdüğü bir ortamda fazla vaktini almamak için hemen söyleşimize başladık.

 

Mesleğe nasıl başladınız? Bir okul sonrası mı yoksa tesadüfler mi sizi bu mesleğe sürükledi?

-Önce bir arkadaşımın teşvikiyle pratikten başladım. Sonra da devam ettim. Ve kendimi geliştirmek için 5 yıl Marmaris’ te otellere gelip gittim. Antalya’ da yiyecek, içecek fuarlarına, yarışmalara katıldım. Buralarda öğrendiklerimizi ve kendi yöresel yemeklerimizi birleştirip kazanca dönüştürüyorduk.

 

Profesyonel olarak ilk  ne zaman başladınız ?

– 1989- 1990 Muğla’ da Petek Otel’de başladım. Petek Otel o zamanlarda güzel bir oteldi.

Muğla’ nın en büyük oteliydi.

Milletvekillerinin, bürokratların kaldığı, büyük düğünlerin yapılabildiği en lüks oteliydi.

İlk otel tecrü-bemdi.

 

Yücelen Otel ile yolları-nız ne zaman kesişti peki ?

– Petek Otel’ den hemen sonra başladım. Burada rahmetli Şenol Abi’ miz vardı, muhasebe müdürü. Onunla iyi tanışırdık Petek Otel’ den. Yücelen’de çalışıyordu kendisi. Onun vasıtasıyla da Yaşar Bey’ le tanıştık. Uzun zamandır da devam ediyoruz.

 

Kaç yıldır Yücelen Otel’ desiniz ?

-Yaklaşık 25 yıl. Uzun zaman oldu.

 

Turizm sektöründe en hızlı personel değişimi mutfakta ya da serviste oluyor gibi.Siz nasıl bunca yıl, üstelik artan bir kariyerle,yerinizi korudunuz?

-Bir patron ve işçiden daha çok aile gibiyiz. Patronlarımız da çok iyi. Bu kadar uzun yıllar birlikte çalışabilmek için bir de karakter uyumu denen bir şey var tabi. Ve  bizim vazgeçilmezlerimiz var; temizlik, titizlik, dürüstlük. Mesleki eğitim ve başarı çok önemli elbette ama temizlik ve dürüstlük daha önemli.Burda herkes kendine düşün görevi yapıyor.

Bahsettiğim gibi patronlarımızla uyum sağlayabilmemiz çok önemli. Ben çok yer değiştirmeyi sevmiyorum, istikrarı seviyorum. Yanımızda calışanarkadaşlarımız da öyle. Bizim uzun yıllar, 10-15 yıl birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız var.

 

Bu sektörde çalışan biri için kendini yetiştirme çabası da önemlidir değil mi ?

– Turizm okulundan gelen arkadaşlarımızın bir çoğu, staj olarak görüyor bu mesleği. Uzun süre devam ettirmiyorlar çünkü severek başlamıyorlar bu okullara. Tabi severek başlayan ve stajları bittiği zaman burada bizimle severek çalışan arkadaşlarımız  var. Çok da mutlular. Kendilerini geliştiriyorlar. Biz de elimizden gelen yardımı yapıyoruz onlara.

Bu mesleğe yeni başlayan genç arkadaşlara söylemek istediğiniz bir şeyler var mı ?

– Bu meslek biraz özveri gerekiyor . Yeni nesil arkadaşlarsa özveriyi çok sevmiyorlar. Belki kendilerinin haklı olduğunu düşünüyorlar ama turizm sektöründe uygun çalışma saatlerini fazla aramamak gerekiyor bana göre.

 

Son olarak ev hanımları için bir yemek tarifi verebilir misiniz bizlere ?

– Paşazade Kebabını denemelerini tavsiye ederim.

 

Malzemeleri:

500 gr. kuşbaşı kuzu eti,

2 su bardağı rendelenmiş kaşar,

1 adet soğan,

1 adet domates,

2 adet patlıcan,

1 adet sivri biber,

1 diş sarımsak,

1 kaşık domates salçası,

yarım çay bardağı sıvı yağ,

2 su bardağı su,

Tuz ve karabiber.

 

Yapılışı:

Tencereye yağı ilave edin. Yağ kızdıktan sonra eti ve soğanı ilave edin. Soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun. Daha sonra domates ve biberi ilave edip kavurun. Su, tuz, karabiberi de ilave ettikten sonra kısık ateşte 30 dakika kaynamaya bırakın. Diğer taraftan patlıcanları soyduktan sonra onları da kuşbaşı seklinde doğrayın ve tuzlu suda 20 dakika bekletin. Daha sonra altına havlu peçete koyarak iyice kurulayın ve tavada kızartın. Ocaktaki yemekle kızarmış patlıcanları harman yapıp üzerine rendelenmiş kaşarı serperek fırına sürün. Kaşarlar fırında kızarıncaya kadar fırında bekletin. Afiyet olsun.

 

-Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Size iyi çalışmalar,başarılarınızın devamını diliyoruz. Hoşcakalın!

Ben teşekkür ederim.

 

Bir Cevap Yazın