ULA BELEDİYE BAŞKANI ÜMİT KARAARSLAN İLE SÖYLEŞİ

image001Ümit BİÇER
(AKYAKA POSTASI – Yazı işleri Müd.)
Merhabalar sayın başkanım. Bu yoğun gününüzde bizi kabul ettiniz, sağolun. Son görüşmemizin üstünden 20 ay geçmiş, gelmeden önce o günlerin gündeminde neler varmış bir liste çıkarmıştım. Size de arz edeyim , biraz nostalji olsun. İlk devr aldığınızda belediyeye ait borçlar ,ranta dayalı yapılaşmalar ve bu nedenle kesilen cezalar varmış gündemde. Millet birbirini şikayet başlayınca,sizde masanıza gelen şikayetleri işleme koyunca para cezaları yağmıştı mekan sahiplerine .Ayrıca Ula belediyesi olarak sizinle, Büyükşehir Belediyesi ve de Muçev (Muğla Çevre Vakfı) arasında anlaşmazlıklar yaşanıyordu. Ki en ballı börekli yerleri Muçev’in aldığı söyleniyordu.
Bir de Belediye binasının karşısındaki ağaçlık alanın piknik yeri ve otopark alanı yapılması düşüncesi vardı kafanızda. Akyaka girişinde bir alt geçit projesi ile Akyaka kent merkezi alan ve yollarının düzenlenmesi ile ilgili bir Büyükşehir projesinin de duyumlarını alıyorduk.
Şimdi dilerseniz bu konular üzerinde dura dura konuşmamızı sürdürelim.
İlk sorum şu olacak :Yukarıda saydığımız kurumlar arasındaki yetki ve sorumluluk alanları ile konular artık netleşti mi yoksa hala gri alanlar var mı?
Ümit KARAARSLAN
(ULA BELEDİYE BAŞKANI) : Muçev, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı, valiliğin de ortaklığı olan ve belirli alanların kullanılması ve işletilmesi için kanun çerçevesinde yetkili kılınmış bir kurum. Hazineye ait yerleri kira karşılığı işletiyor. Burada sıkıntı temizlik konusunda. Deniz ve azmak temizliği onlara ait. Burada Azmak komisyonu var biliyorsunuz. Bu komisyonun aldığı kararlar Muçev tarafından uygulanmak durumunda.
AKYAKA POSTASI :Bu yetki alanı nereden nereye?
BAŞKAN :Kadın azmağından Mendirek’ e kadar. Ayrıca, karşı tarafın, o günü birlik alanın temizliği, yani Azmağın kenarları da onlara ait .Buraların temizliği de Muçev’ e ait .AP : Ama biz Belediye arabalarını görüyoruz çöp toplarken mendireğin oralarda filan.
Bşk : Şimdi şöyle; kıyı temizliği bize ait. Ama yasalar gayet açık; deniz ve azmağın temizliği Muçev’e ait. Burada Belediyeyi suçlamanın mantığı yok. Ha,biz de yaparız gerekirse. Günde 7 kamyon çöp toplamışız sezonda, gerekirse o işi de yaparız ama iş bölümü böyle. Tabii günah keçisi biziz , biz suçlanıyoruz. Kaç kez şikayete maruz kaldım.
AP :Akyaka’da Belediyenin karşısında ağaçlık alan vardı, otopark yapmak istediğiniz. Nitekim temizlendi ,otopark ve piknik alanı olarak kullanılmakta. Fakat piknik yapılması görüntü ve çevre kirliliği yaratıyor diye yakınmalar var. Hele bayramlarda vatandaş yatıya da kalıyor, bunu gözlemliyoruz. Öte yandan bu kadar insan burada konaklamasaydı nereye gidecekti peki diye düşünüyor insan.
Bşk :Ben de aynı şeyi soruyorum:Başka alternatif var mı peki?
AP :Peki bu yer kime aittir, statüsü nedir? Orası için bir alt yapı çalışması var mı gündeminizde. Ya da denetimleri mi sıklaştıracaksınız? Ne düşünüyorsunuz?
Herşey insan içinu-k
Bşk : Şimdi şöyle :Bu yer, ki tamamı 64 dönümdür,Orman Bakanlığı tarafından 2041 yılına kadar Belediyemizin kullanımına verildi. O arazi konaklamaya mevzuat açısından müsait değil. Onaylamıyoruz da !.Ben yangın tehlikesini önlemek için o alanda dip temizliği yaptım. Orası sadece piknik alanı ve otopark. Alternatif park alanı var mı, yok! Ee, esnaf da Akyaka’ya insanlar gelsin istiyor. Bazıları diyorki; ‘Akyaka’ya insanları pasaportla(!) sokalım’ diyor. Ben bunu hoş görmüyorum. Herkesin gezi ve yerleşme özgürlüğü vardır. Meseleye ‘’Herşey insan içindir‘ diye bakıyoruz Muazzam bir kirlilik yaratıyorlar doğrudur, ama temizleyeceğiz, çaresi yok !
AP :Orada küçük ve metruk bir bina var . vatandaşa hizmet kabilinden bir şey yapılabilir mi düzenlense orası?
Bşk : O bina yasal değil bi kere .Zaten Akyaka’nın temel sorunu yasal olmayan şeyler. Herkes beni suçluyor. Oysa ben herşeyi yasal yapmaya çalışıyorum. Bütün suçum bu,yasaları uygulamak (gülüyor)
Şuna inanın, kaçak inşaatların çoğu bizim kontrolumuzun sonucu değil, vatandaşın birbirini şikayeti üzerine ortaya çıkıyor. Herkes birbirini şikayet ediyor, dilekçeler önüme gelince ben de işleme koyuyorum. Çünkü yapmasam bu kez ben suç işlemiş oluyorum. Adamlar 4 kat binaya izin vermişler. Benim böyle şeylere izin vermem yada görmezlikten gelmem düşünülemez.
AP : Konuşmamızın başında değinmiştik, pazar yeri meselesine. Mezbelelik bir yer vardı; şimdi orada güzel ve şık bir kapalı pazar binası yükseliyor. Eskisi gibi çadır kurma, yağmur ,güneş, fırtına gibi derdi yok pazarcı esnafının artık. Ne gibi geri dönüşler almaktasınız esnaftan ve halktan?
Bşk : Hiçbir olumsuz geri dönüş almadık, her şey düzenli ve kurallara uygun gidiyor şu an. Herkes memnun.
AP: Biz de geçenlerde Pazar yerinde dolaşırken birkaç kişiye sorduk ‘nasıl gidiyor’ diye, birkaç ufak soruna değindiler. Biz de aldığımız notları size iletmiş olalım: Örneğin, tezgah aralarında iki esnafın çalışma alanını belirleyen bir çizgi yokmuş; sabahları tek kamyon girebildiği için tezgah açmada geç kalınıyormuş; çay evinin önünde oturma alanı yokmuş vb.
Bşk :Bunlar ufak tefek sorunlar, çözülür. Malüm ; göç yolda düzülür. Kamu çıkarı söz konusu ise bir şekilde çözeriz. Bizim orada 8 adette yarı açık dükkanımız var. Biri düğün ,mevlit vb .toplantılarda kullanmak için. Ancak bu yerlerin kapalı olmaları mevzuata uygun değil. Pazar masalarının bir kısmı boş. Kışı da göreceğiz. Pazar tezgahı verebilmemizin şartlarına uyan herkese tezgah verebiliriz.
AP : Bunları size iletiyoruz diye umarım yanlış anlamazsınız. Biz her zaman bardağın dolu yerine bakarız.
Bşk :Teşekkür ederim. Vali bey de konuşmasında yaptıklarımıza değinmiş ve takdir etmişti. Mutlu oluyoruz tabii.
AP : Evet ,Şimdi Gökova’ dan sözedelim biraz. İnişdibi’nden Akçapınar’a giden bir toprak yol vardı . Çok çile çektik o yolda. Kışın çukur, çamur; yazın da tozur ha tozur. Bir küçücük dere var üzerinde, diz boyu suda batarsın. Yıllar yılı sürdü bu. Gerekçe sit alanıdır, girilmez .Sonra bir gün baktık ovada dozerler, kepçeler dümdüz ettiler yolu. Güzel bir şey çıktı ortaya. O yolu kullanan gerek çiftçi gerekse kite surf çüler adına ,en başta da kendi adıma, teşekkür ediyorum, çünki ben de aynı yolu kullanmaktayım tarlama giderken. Peki, Nasıl oldu da aştınız o engelleri?
Bşk : Ben geçmiş için bir şey demem. O zaman da alınabilirdi gerekli izinler. Kamu yararı varsa alınabilir istenirse. Ben daha orayı asfalt yaptırmayı bile düşünüyorum hele bu kış bir geçsin duruma bakalım. Aslına bakarsanız ben mezarlıkları bile temizlettim diye dava açılmıştı hakkımda. Ben hizmetimi yapar, takdiri halkıma bırakırım.
AP : Bizim ülkede en zor şey mevzuat hazretlerini aşabilmektir başkanım,siz daha iyisini bilirsiniz, her gün içindesiniz.
AP :Bir de sayın başkan, şu Azmak kıyısındaki yıkımlar meselesine değinmek istiyorum. Büfeler, kafeler yıkılıyor. Kim yıkıyor bunları ve neden ?
Bşk : Kıyı kenara büfe filan yapılmaz, yapılırsa bile 6 m2 yi geçemez. Ve iki büfe arsında da az 150 m mesafe olması lazım. Bu iş için ayrıca Çevre Bakanlığından da onay alınması gerek. Nitekim şikayet geldi, biz de kaldırdık. Aksi takdirde biz suçlu oluruz.
Bşk : Şimdi burada iki başlılık var. Buraları Muçev kiraya veriyor ve diyor ki ‘ben boş arsa verdim, büfe kiraya vermedim’ diyor. Topu bana atıyor Vatandaş da ruhsat filan sormadan yapılaşmaya gidiyor. Oysa izinsiz çivi çakamazsın. Biz de gereğini yapınca kötü adam biz oluyoruz.
AP :İyi ama sayın Başkan vatandaş suç işlemiş tamam da bunu bir günde yapmadı elbette. Süreç içinde uyarılmış olsa mağduriyetleri daha az olmaz mıydı diye düşünüyorum?
Bşk : İşte onu önceki yönetimlere sormak lazım. Benim zamanımda yapılmadı o mekanlar. Nasıl izin vermişler ,neden müsamaha etmişler?
Karşı kıyıyı da yıktırdık ayrıca ,orası da hazine arazisi ,hem de doğal sit. Ama adamlar gitmiş yapmış. Karma çorman herşey. Biz de gereğini yapınca günah keçisi oluyoruz. Muçev burada ikili davranıyor açıkçası ve ben yargılanıyorum şimdi bu işlerden.
AP :Nasıl yani ?Buraları yıktırdığınız için mi?
Bşk : Hayır,tam tersi,yıkım kararını uygulamamaktan. 2004 de verilmiş yıkım kararını uygulamamaktan.
AP :Yani hayretler içindeyim.
AP :Şimdi soracağım konunun muhatabı siz değilsiniz ama sizi bulduğum için soruyorum: Akyaka’nın girişinde bir alt geçit/ üst geçit projesi vardı biliyorsunuz. Bir anda dozerler, kepçeler tırlar dolusu nervürlü demirler ortalığa saçıldı .Bir gecede yüzlerce ağaç kesildi. yollar kapatıldı. Tam da turizmin başlamak üzere olduğu bir tarihte. Aylarca devam etti işkenceye varan bu inşaat. Yolun yabancısı olanlar kayboldu dağda bayırda. Koca dağı oydular ,sanırsınız baraj inşaatı yapılıyor. Alt tarafı güvenli bir geçiş sağlayan bir geçit yapacaklar. Kesin rakamları bilmiyoruz ama dünyanın parası harcanmıştır. Ve ortaya çıka çıka labirent gibi saçma sapan bir alt geçit çıktı. Ayrıca bu inşaat kim tarafından yapılıyor, muhammen bedeli neydi? İhale bilgileri nedir? Daha birkaç yıl önce yapılmasına rağmen yeniden asfalt dökme işi ta Kızılyaka’ya (hatta daha ötelere )kadar neden uzatıldı? Yani bu kabil cevapsız sorular beynimizi yoruyor. Emekli maaşımın neden bu kadar az olduğunu daha iyi anlıyorum bunları görünce. Siz ne diyorsunuz?
Bu arada beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim, biraz deşarj oldum. Zira muhatap bulamıyoruz bunları soracak ,anlatacak.
Bşk :Orada kamulaşma sorunu vardı öncelikle. Bu nedenle kavşak aşağıya doğru alındı, ben bu kadarını biliyorum. Ayrıca ben mühendis değilim ama mutlaka teknik nedenleri ve bazı gerekçeleri varmıştır diyorum. Benzeri yerlere baktığımızda da bir hayli geniş olduğunu görüyoruz bu tip kavşakların. Dediğim gibi karayolları böyle yaptıysa bir gerekçesi vardır diye düşünüyorum.
AP :Devlete bakış açımız bizimde öyledir elbette. Devlet bir şey yaparken harcadığı paranın kamunun parası olduğunu düşünerek titiz ve tutumlu davranır, ,davranmalıdır diye düşünürüz.
Peki şu Akyaka içi meydan ve yolların düzenlenmesi projesinde sizin dahliniz var mıdır belediye olarak?
Bşk :Bizim dahlimiz yok. Kavşaktan itibaren Çınar’a kadar olan yol Büyükşehir’indir. Ayrıca İnişdibi caddesi, Sarıoğlu sokak ve Azmak kıyısından köprüye kadar olan kısım büyükşehrin projesidir.
AP :İlk başta ,itiraf edeyim,bir hayli tereddüt vardı. Öyle bir girdiler ki Akyaka’ya.Taş üstüne taş bırakmadılar.,kazdılar ettiler döşediler,Neyseki sonuçta iyi bir şeyler çıktı ortaya biraz gecikmeli de olsa. Ama şu okul kavşağında vatandaş hala nasıl davranacağını bilemiyor, tuhaf bir kavis var ,geçiş üstünlüğü kime ait olmalı, tereddütler var. Sürücüler karşılıklı niyet okuyarak karar veriyorlar
Bşk : Orada sanırım, bir tür akıllı kavşak uyguladılar. Vasıtalar da orada yavaşlasınlar efendim.
AP :Anlıyorum. Peki şu ana kadar hep inşaattan, imardan konuştuk, biraz da sosyal aktivitelerden söz edelim. Akyakalı’nın diğer mahallelerden pek haberi olmuyor. Diğer mahallelerdeki çalışmalar nasıl gidiyor, neler yapıyorsunuz?
Bşk : Otuz mahallemizde de çalışmalarımız yürüyor. Yol genişletme işleri oluyor. Parke döşeme alt yapı çalışmaları oluyor. Bu yıl bir asfalt makinası aldık. Greyder de almıştık daha önce. Silindirimiz var. Makine parkurumuz güçlü yani. 100 bin m2 asfalt yaptık bu sene .
Gelecek yıl inşallah bu rakamı 300 bin m2 ye çıkaracağız ki m2 maliyeti 15 TL dir.
50 bin m2 lik parke döşememiz var ayrıca.
AP : Görevi devraldığınızda bir hayli de borç kalmıştı önceki yönetimden . Onları sıfırlayabildiniz mi?
Bşk : Çoğunu kapattık, hala kapatmaya çalıştıklarımız var. Yeni borçlar da geliyor tabii.
AP :Bu arada yeri gelmişken , şeffaf belediyecilik anlayışınıza sığınarak soruyorum, Akyaka Pazar yeri binası kaça mal oldu ?
Bşk :Çevre düzenlemeleriyle birlikte 900 bini buldu. Akyaka’dan kazandığımızı Akyaka’ya harcıyoruz
AP : Bu yıl tüm olumsuzluklara rağmen turizm hareketliydi. Özellikle uzun bayram tatillerinde Akyaka adeta turistik bir işgal altında kaldı. Tekne turları filan bir hayli hızlıydı. Bu arada müessif bir olay yaşandı. Bir kaptan öldürüldü. Bunda yetkilerin yeterince kullanılmaması gibi ,yani sizin yönetiminizle ilgili bir durum var mıdır?
Bşk :Kesinlikle bizimle ilgisi yoktur.
Tamamen bir rant kavgası ve asayiş sorunudur. Üzücü bir olay evet ama biz Belediye olarak üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyoruz.
AP :Akyaka’daki bu yıl ki Turizm durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Randımanlı bir yıl mıydı sizce?
Bşk :Otellerdeki doluluk oranı fena değil diye duyduk. Bize asıl yük getiren günübirlikçiler oluyor haliyle.. Bıraktıkları çeri çöpü kaldırmakta zorlanıyoruz ama gelmesin de demiyoruz. Öyle bir felsefemiz de olamaz zaten. Ayrıca onlarda esnafımızdan az yada çok bir şeyler alıyor, katkıda bulunuyor.
AP :Peki başkanım, şöyle bir şey olabilir mi? Şimdi buraya gelen yerli yada yabancı turist, alışverişini genellikle büyük zincir marketlerden yapıyor. Onlar yöre üreticilerin-
den mal almadıkları gibi kazandıklarını da ‘Büyük Mükellefler’ olarak İstanbul’a filan gönderiyorlar. Diyorum ki siz belediye olarak onlarla rekabet edebilecek ,benzeri bir yerel market oluştursanız, üreticinin ürünü değerlense turistin parası da bu yörede kalsa. Sanırım gıda bankacılığı gibi bir husus var Belediye kanununda buradan faydalanılarak bir şey yapılabilir mi, ne dersiniz?
Bşk :Yok ,biz öyle bir işe giremeyiz. Oto kontrolü bile çok zor o işlerin. Sonra o işe hukuken de girmemiz mümkün değil. Esasen bu gibi işler Büyükşehrin yetkisi dahilinde. Tarım ürünlerini destekleme gibi işleri filan yapabiliyorlar. Bizim başlıca görevimiz çöp toplamak ,yol yapmak .Bizim öyle bütçelerimiz de yok zaten. Bir personelin maliyeti olmuş 4200 TL Nasıl çıkarsın işin içinden.
Ama vatandaş üretici birlikleri kurabilir isterse.
AP :Anlıyorum efendim. Peki STK (Sivil Toplum Kuruluşları) ile ilişkileriniz ne merkezde?
Bşk :Mutedil bir şekilde gidiyor. Yapıcılarsa biz de yapıcı oluruz,yıkıcılarsa biz de yıkıcı oluruz.
AP :Sizden talepleri filan var mı ;varsa ,neler örneğin?
Bşk :Aslında talepleri olsa da bizim onları karşılayacak gücümüz yok,maddi olarak. Biz burada Büyükşehir’e bağlı bir şube durumundayız,yetkilerimiz sınırlı, talepleri ona göre karşılayabiliyoruz. Öyle sosyal aktivite yapabilecek gücümüz filan yok.Bir eli yağda bir eli balda bir belediye değiliz yani !
AP :Aslında Ula’da Çamlık denilen alanda çok amaçlı bir mekan yaptırdınız, amphitheatre stilinde ,estetik ,güzel bir yer. Düğün filan da yapılıyor mu orada?
Bşk :Tabii tabii.Önümüzdeki Nisan ayında orada güzel çalışmalarımız olacak
Devamı Sf. 4 de
DEVAMI 4.SAYFADA
Merhabalar sayın başkanım. Bu yoğun gününüzde bizi kabul ettiniz, sağolun. Son görüşmemizin üstünden 20 ay geçmiş, gelmeden önce o günlerin gündeminde neler varmış bir liste çıkarmıştım. Size de arz edeyim , biraz nostalji olsun. İlk devr aldığınızda belediyeye ait borçlar ,ranta dayalı yapılaşmalar ve bu nedenle kesilen cezalar varmış gündemde. Millet birbirini şikayet başlayınca,sizde masanıza gelen şikayetleri işleme koyunca para cezaları yağmıştı mekan sahiplerine .Ayrıca Ula belediyesi olarak sizinle, Büyükşehir Belediyesi ve de Muçev (Muğla Çevre Vakfı) arasında anlaşmazlıklar yaşanıyordu. Ki en ballı börekli yerleri Muçev’in aldığı söyleniyordu.
Bir de Belediye binasının karşısındaki ağaçlık alanın piknik yeri ve otopark alanı yapılması düşüncesi vardı kafanızda. Akyaka girişinde bir alt geçit projesi ile Akyaka kent merkezi alan ve yollarının düzenlenmesi ile ilgili bir Büyükşehir projesinin de duyumlarını alıyorduk.
Şimdi dilerseniz bu konular üzerinde dura dura konuşmamızı sürdürelim.
İlk sorum şu olacak :Yukarıda saydığımız kurumlar arasındaki yetki ve sorumluluk alanları ile konular artık netleşti mi yoksa hala gri alanlar var mı?
Ümit KARAARSLAN
(ULA BELEDİYE BAŞKANI) : Muçev, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı, valiliğin de ortaklığı olan ve belirli alanların kullanılması ve işletilmesi için kanun çerçevesinde yetkili kılınmış bir kurum. Hazineye ait yerleri kira karşılığı işletiyor. Burada sıkıntı temizlik konusunda. Deniz ve azmak temizliği onlara ait. Burada Azmak komisyonu var biliyorsunuz. Bu komisyonun aldığı kararlar Muçev tarafından uygulanmak durumunda.
AKYAKA POSTASI :Bu yetki alanı nereden nereye?
BAŞKAN :Kadın azmağından Mendirek’ e kadar. Ayrıca, karşı tarafın, o günü birlik alanın temizliği, yani Azmağın kenarları da onlara ait .Buraların temizliği de Muçev’ e ait .AP : Ama biz Belediye arabalarını görüyoruz çöp toplarken mendireğin oralarda filan.
Bşk : Şimdi şöyle; kıyı temizliği bize ait. Ama yasalar gayet açık; deniz ve azmağın temizliği Muçev’e ait. Burada Belediyeyi suçlamanın mantığı yok. Ha,biz de yaparız gerekirse. Günde 7 kamyon çöp toplamışız sezonda, gerekirse o işi de yaparız ama iş bölümü böyle. Tabii günah keçisi biziz , biz suçlanıyoruz. Kaç kez şikayete maruz kaldım.
AP :Akyaka’da Belediyenin karşısında ağaçlık alan vardı, otopark yapmak istediğiniz. Nitekim temizlendi ,otopark ve piknik alanı olarak kullanılmakta. Fakat piknik yapılması görüntü ve çevre kirliliği yaratıyor diye yakınmalar var. Hele bayramlarda vatandaş yatıya da kalıyor, bunu gözlemliyoruz. Öte yandan bu kadar insan burada konaklamasaydı nereye gidecekti peki diye düşünüyor insan.
Bşk :Ben de aynı şeyi soruyorum:Başka alternatif var mı peki?
AP :Peki bu yer kime aittir, statüsü nedir? Orası için bir alt yapı çalışması var mı gündeminizde. Ya da denetimleri mi sıklaştıracaksınız? Ne düşünüyorsunuz?
Herşey insan için
Bşk : Şimdi şöyle :Bu yer, ki tamamı 64 dönümdür,Orman Bakanlığı tarafından 2041 yılına kadar Belediyemizin kullanımına verildi. O arazi konaklamaya mevzuat açısından müsait değil. Onaylamıyoruz da !.Ben yangın tehlikesini önlemek için o alanda dip temizliği yaptım. Orası sadece piknik alanı ve otopark. Alternatif park alanı var mı, yok! Ee, esnaf da Akyaka’ya insanlar gelsin istiyor. Bazıları diyorki; ‘Akyaka’ya insanları pasaportla(!) sokalım’ diyor. Ben bunu hoş görmüyorum. Herkesin gezi ve yerleşme özgürlüğü vardır. Meseleye ‘’Herşey insan içindir‘ diye bakıyoruz Muazzam bir kirlilik yaratıyorlar doğrudur, ama temizleyeceğiz, çaresi yok !
AP :Orada küçük ve metruk bir bina var . vatandaşa hizmet kabilinden bir şey yapılabilir mi düzenlense orası?
Bşk : O bina yasal değil bi kere .Zaten Akyaka’nın temel sorunu yasal olmayan şeyler. Herkes beni suçluyor. Oysa ben herşeyi yasal yapmaya çalışıyorum. Bütün suçum bu,yasaları uygulamak (gülüyor)
Şuna inanın, kaçak inşaatların çoğu bizim kontrolumuzun sonucu değil, vatandaşın birbirini şikayeti üzerine ortaya çıkıyor. Herkes birbirini şikayet ediyor, dilekçeler önüme gelince ben de işleme koyuyorum. Çünkü yapmasam bu kez ben suç işlemiş oluyorum. Adamlar 4 kat binaya izin vermişler. Benim böyle şeylere izin vermem yada görmezlikten gelmem düşünülemez.
AP : Konuşmamızın başında değinmiştik, pazar yeri meselesine. Mezbelelik bir yer vardı; şimdi orada güzel ve şık bir kapalı pazar binası yükseliyor. Eskisi gibi çadır kurma, yağmur ,güneş, fırtına gibi derdi yok pazarcı esnafının artık. Ne gibi geri dönüşler almaktasınız esnaftan ve halktan?
Bşk : Hiçbir olumsuz geri dönüş almadık, her şey düzenli ve kurallara uygun gidiyor şu an. Herkes memnun.
AP: Biz de geçenlerde Pazar yerinde dolaşırken birkaç kişiye sorduk ‘nasıl gidiyor’ diye, birkaç ufak soruna değindiler. Biz de aldığımız notları size iletmiş olalım: Örneğin, tezgah aralarında iki esnafın çalışma alanını belirleyen bir çizgi yokmuş; sabahları tek kamyon girebildiği için tezgah açmada geç kalınıyormuş; çay evinin önünde oturma alanı yokmuş vb.
Bşk :Bunlar ufak tefek sorunlar, çözülür. Malüm ; göç yolda düzülür. Kamu çıkarı söz konusu ise bir şekilde çözeriz. Bizim orada 8 adette yarı açık dükkanımız var. Biri düğün ,mevlit vb .toplantılarda kullanmak için. Ancak bu yerlerin kapalı olmaları mevzuata uygun değil. Pazar masalarının bir kısmı boş. Kışı da göreceğiz. Pazar tezgahı verebilmemizin şartlarına uyan herkese tezgah verebiliriz.
AP : Bunları size iletiyoruz diye umarım yanlış anlamazsınız. Biz her zaman bardağın dolu yerine bakarız.
Bşk :Teşekkür ederim. Vali bey de konuşmasında yaptıklarımıza değinmiş ve takdir etmişti. Mutlu oluyoruz tabii.
AP : Evet ,Şimdi Gökova’ dan sözedelim biraz. İnişdibi’nden Akçapınar’a giden bir toprak yol vardı . Çok çile çektik o yolda. Kışın çukur, çamur; yazın da tozur ha tozur. Bir küçücük dere var üzerinde, diz boyu suda batarsın. Yıllar yılı sürdü bu. Gerekçe sit alanıdır, girilmez .Sonra bir gün baktık ovada dozerler, kepçeler dümdüz ettiler yolu. Güzel bir şey çıktı ortaya. O yolu kullanan gerek çiftçi gerekse kite surf çüler adına ,en başta da kendi adıma, teşekkür ediyorum, çünki ben de aynı yolu kullanmaktayım tarlama giderken. Peki, Nasıl oldu da aştınız o engelleri?
Bşk : Ben geçmiş için bir şey demem. O zaman da alınabilirdi gerekli izinler. Kamu yararı varsa alınabilir istenirse. Ben daha orayı asfalt yaptırmayı bile düşünüyorum hele bu kış bir geçsin duruma bakalım. Aslına bakarsanız ben mezarlıkları bile temizlettim diye dava açılmıştı hakkımda. Ben hizmetimi yapar, takdiri halkıma bırakırım.
AP : Bizim ülkede en zor şey mevzuat hazretlerini aşabilmektir başkanım,siz daha iyisini bilirsiniz, her gün içindesiniz.
AP :Bir de sayın başkan, şu Azmak kıyısındaki yıkımlar meselesine değinmek istiyorum. Büfeler, kafeler yıkılıyor. Kim yıkıyor bunları ve neden ?
Bşk : Kıyı kenara büfe filan yapılmaz, yapılırsa bile 6 m2 yi geçemez. Ve iki büfe arsında da az 150 m mesafe olması lazım. Bu iş için ayrıca Çevre Bakanlığından da onay alınması gerek. Nitekim şikayet geldi, biz de kaldırdık. Aksi takdirde biz suçlu oluruz.
Bşk : Şimdi burada iki başlılık var. Buraları Muçev kiraya veriyor ve diyor ki ‘ben boş arsa verdim, büfe kiraya vermedim’ diyor. Topu bana atıyor Vatandaş da ruhsat filan sormadan yapılaşmaya gidiyor. Oysa izinsiz çivi çakamazsın. Biz de gereğini yapınca kötü adam biz oluyoruz.
AP :İyi ama sayın Başkan vatandaş suç işlemiş tamam da bunu bir günde yapmadı elbette. Süreç içinde uyarılmış olsa mağduriyetleri daha az olmaz mıydı diye düşünüyorum?
Bşk : İşte onu önceki yönetimlere sormak lazım. Benim zamanımda yapılmadı o mekanlar. Nasıl izin vermişler ,neden müsamaha etmişler?
Karşı kıyıyı da yıktırdık ayrıca ,orası da hazine arazisi ,hem de doğal sit. Ama adamlar gitmiş yapmış. Karma çorman herşey. Biz de gereğini yapınca günah keçisi oluyoruz. Muçev burada ikili davranıyor açıkçası ve ben yargılanıyorum şimdi bu işlerden.
AP :Nasıl yani ?Buraları yıktırdığınız için mi?
Bşk : Hayır,tam tersi,yıkım kararını uygulamamaktan. 2004 de verilmiş yıkım kararını uygulamamaktan.
AP :Yani hayretler içindeyim.
AP :Şimdi soracağım konunun muhatabı siz değilsiniz ama sizi bulduğum için soruyorum: Akyaka’nın girişinde bir alt geçit/ üst geçit projesi vardı biliyorsunuz. Bir anda dozerler, kepçeler tırlar dolusu nervürlü demirler ortalığa saçıldı .Bir gecede yüzlerce ağaç kesildi. yollar kapatıldı. Tam da turizmin başlamak üzere olduğu bir tarihte. Aylarca devam etti işkenceye varan bu inşaat. Yolun yabancısı olanlar kayboldu dağda bayırda. Koca dağı oydular ,sanırsınız baraj inşaatı yapılıyor. Alt tarafı güvenli bir geçiş sağlayan bir geçit yapacaklar. Kesin rakamları bilmiyoruz ama dünyanın parası harcanmıştır. Ve ortaya çıka çıka labirent gibi saçma sapan bir alt geçit çıktı. Ayrıca bu inşaat kim tarafından yapılıyor, muhammen bedeli neydi? İhale bilgileri nedir? Daha birkaç yıl önce yapılmasına rağmen yeniden asfalt dökme işi ta Kızılyaka’ya (hatta daha ötelere )kadar neden uzatıldı? Yani bu kabil cevapsız sorular beynimizi yoruyor. Emekli maaşımın neden bu kadar az olduğunu daha iyi anlıyorum bunları görünce. Siz ne diyorsunuz?
Bu arada beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim, biraz deşarj oldum. Zira muhatap bulamıyoruz bunları soracak ,anlatacak.
Bşk :Orada kamulaşma sorunu vardı öncelikle. Bu nedenle kavşak aşağıya doğru alındı, ben bu kadarını biliyorum. Ayrıca ben mühendis değilim ama mutlaka teknik nedenleri ve bazı gerekçeleri varmıştır diyorum. Benzeri yerlere baktığımızda da bir hayli geniş olduğunu görüyoruz bu tip kavşakların. Dediğim gibi karayolları böyle yaptıysa bir gerekçesi vardır diye düşünüyorum.
AP :Devlete bakış açımız bizimde öyledir elbette. Devlet bir şey yaparken harcadığı paranın kamunun parası olduğunu düşünerek titiz ve tutumlu davranır, ,davranmalıdır diye düşünürüz.
Peki şu Akyaka içi meydan ve yolların düzenlenmesi projesinde sizin dahliniz var mıdır belediye olarak?
Bşk :Bizim dahlimiz yok. Kavşaktan itibaren Çınar’a kadar olan yol Büyükşehir’indir. Ayrıca İnişdibi caddesi, Sarıoğlu sokak ve Azmak kıyısından köprüye kadar olan kısım büyükşehrin projesidir.
AP :İlk başta ,itiraf edeyim,bir hayli tereddüt vardı. Öyle bir girdiler ki Akyaka’ya.Taş üstüne taş bırakmadılar.,kazdılar ettiler döşediler,Neyseki sonuçta iyi bir şeyler çıktı ortaya biraz gecikmeli de olsa. Ama şu okul kavşağında vatandaş hala nasıl davranacağını bilemiyor, tuhaf bir kavis var ,geçiş üstünlüğü kime ait olmalı, tereddütler var. Sürücüler karşılıklı niyet okuyarak karar veriyorlar
Bşk : Orada sanırım, bir tür akıllı kavşak uyguladılar. Vasıtalar da orada yavaşlasınlar efendim.
AP :Anlıyorum. Peki şu ana kadar hep inşaattan, imardan konuştuk, biraz da sosyal aktivitelerden söz edelim. Akyakalı’nın diğer mahallelerden pek haberi olmuyor. Diğer mahallelerdeki çalışmalar nasıl gidiyor, neler yapıyorsunuz?
Bşk : Otuz mahallemizde de çalışmalarımız yürüyor. Yol genişletme işleri oluyor. Parke döşeme alt yapı çalışmaları oluyor. Bu yıl bir asfalt makinası aldık. Greyder de almıştık daha önce. Silindirimiz var. Makine parkurumuz güçlü yani. 100 bin m2 asfalt yaptık bu sene .
Gelecek yıl inşallah bu rakamı 300 bin m2 ye çıkaracağız ki m2 maliyeti 15 TL dir.
50 bin m2 lik parke döşememiz var ayrıca.
AP : Görevi devraldığınızda bir hayli de borç kalmıştı önceki yönetimden . Onları sıfırlayabildiniz mi?
Bşk : Çoğunu kapattık, hala kapatmaya çalıştıklarımız var. Yeni borçlar da geliyor tabii.
AP :Bu arada yeri gelmişken , şeffaf belediyecilik anlayışınıza sığınarak soruyorum, Akyaka Pazar yeri binası kaça mal oldu ?
Bşk :Çevre düzenlemeleriyle birlikte 900 bini buldu. Akyaka’dan kazandığımızı Akyaka’ya harcıyoruz
AP : Bu yıl tüm olumsuzluklara rağmen turizm hareketliydi. Özellikle uzun bayram tatillerinde Akyaka adeta turistik bir işgal altında kaldı. Tekne turları filan bir hayli hızlıydı. Bu arada müessif bir olay yaşandı. Bir kaptan öldürüldü. Bunda yetkilerin yeterince kullanılmaması gibi ,yani sizin yönetiminizle ilgili bir durum var mıdır?
Bşk :Kesinlikle bizimle ilgisi yoktur.
Tamamen bir rant kavgası ve asayiş sorunudur. Üzücü bir olay evet ama biz Belediye olarak üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyoruz.
AP :Akyaka’daki bu yıl ki Turizm durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Randımanlı bir yıl mıydı sizce?
Bşk :Otellerdeki doluluk oranı fena değil diye duyduk. Bize asıl yük getiren günübirlikçiler oluyor haliyle.. Bıraktıkları çeri çöpü kaldırmakta zorlanıyoruz ama gelmesin de demiyoruz. Öyle bir felsefemiz de olamaz zaten. Ayrıca onlarda esnafımızdan az yada çok bir şeyler alıyor, katkıda bulunuyor.
AP :Peki başkanım, şöyle bir şey olabilir mi? Şimdi buraya gelen yerli yada yabancı turist, alışverişini genellikle büyük zincir marketlerden yapıyor. Onlar yöre üreticilerin-
den mal almadıkları gibi kazandıklarını da ‘Büyük Mükellefler’ olarak İstanbul’a filan gönderiyorlar. Diyorum ki siz belediye olarak onlarla rekabet edebilecek ,benzeri bir yerel market oluştursanız, üreticinin ürünü değerlense turistin parası da bu yörede kalsa. Sanırım gıda bankacılığı gibi bir husus var Belediye kanununda buradan faydalanılarak bir şey yapılabilir mi, ne dersiniz?
Bşk :Yok ,biz öyle bir işe giremeyiz. Oto kontrolü bile çok zor o işlerin. Sonra o işe hukuken de girmemiz mümkün değil. Esasen bu gibi işler Büyükşehrin yetkisi dahilinde. Tarım ürünlerini destekleme gibi işleri filan yapabiliyorlar. Bizim başlıca görevimiz çöp toplamak ,yol yapmak .Bizim öyle bütçelerimiz de yok zaten. Bir personelin maliyeti olmuş 4200 TL Nasıl çıkarsın işin içinden.
Ama vatandaş üretici birlikleri kurabilir isterse.
AP :Anlıyorum efendim. Peki STK (Sivil Toplum Kuruluşları) ile ilişkileriniz ne merkezde?
Bşk :Mutedil bir şekilde gidiyor. Yapıcılarsa biz de yapıcı oluruz,yıkıcılarsa biz de yıkıcı oluruz.
AP :Sizden talepleri filan var mı ;varsa ,neler örneğin?
Bşk :Aslında talepleri olsa da bizim onları karşılayacak gücümüz yok,maddi olarak. Biz burada Büyükşehir’e bağlı bir şube durumundayız,yetkilerimiz sınırlı, talepleri ona göre karşılayabiliyoruz. Öyle sosyal aktivite yapabilecek gücümüz filan yok.Bir eli yağda bir eli balda bir belediye değiliz yani !
AP :Aslında Ula’da Çamlık denilen alanda çok amaçlı bir mekan yaptırdınız, amphitheatre stilinde ,estetik ,güzel bir yer. Düğün filan da yapılıyor mu orada?
Bşk :Tabii tabii.Önümüzdeki Nisan ayında orada güzel çalışmalarımız olacak
Devamı Sf. 4 de
DEVAMI 4.SAYFADA

Bir Cevap Yazın