ASLINDA MİLLET ‘HAYIR’ DEDİ

Sandıktan çıkan sonuç EVET:51.40 HAYIR:%48.59
Referandumda Hayır oyu vermiş biri olarak bu başlığı böyle atmadaki amacımız kendimizi teselli etmek değil, bir hakkı teslim etmektir. Durum nesnel olarak değerlendirildiğinde çıkan sonuç budur çünkü.
Önce şu yanlış yargıyı düzelterek başlayalım değerlendirmemize:
‘Sandıktan çıkan sonuç, hiçbir zaman o seçimin demokratik olduğunu göstermez.
Sandığa giden yoldaki mücadele eşit hak ve koşullarda yapılmadıkça o seçimden sağlıklı sonuç alınmaz.’
Bu noktada mutabıksak, şimdi referandum sürecindeki adaletsizliklere bir bakalım:
* Her şeyden önce bu seçim, olağan üstü hal koşullarında yapılmıştır. OHAL koşulları altında yapılan bir seçimde İktidar kanadı bir kaç kat avantajlıdır. Zira taraflardan biri, yetkilerini kullanarak, koşulları dayatabilir, diğer taraf ise çıkarılan yasalara uymakla yükümlü olduğu için adaletsizlik kaçınılmazdır.
*’Evet’çi tarafın 15 yıldır iktidarda olmasının verdiği avantajla , Atatürk Cumhuriyetine bağlı yüzbinlerce insan, Fetöcü unsurların sinsi kumpaslarıyla pasifize edilmiş ve bürokrasiye ancak kıl kadar değeri olan liyakatsız kişiler doldurulmuşdu. Üstelik bu kişilerin çoğu yönetici konumunda olduğu için beraber çalıştıkları kişileri de biat etmeye zorladılar.
‘Evet’çi tarafın ikinci önemli ve aktif gücü bu günkü ekonomik düzenden nemalanan iş çevreleridir. En küçüğünden en büyüğüne kadar ticari ve sanayi çevreleri, çıkarlarını koruyabilmek, o konforlu hayatlarını sürdürebilmek için ‘evet’ demişlerdir. ‘Hayır’cı tarafın CHP ‘nin örneğin,bu çevrelere maddi bir çıkar sağlamak olanağı şöyle dursun ,iktidara biat etmediği için zaten kendisi geçim sıkıntısı içindedir. Yani, ‘Kendisi himmete muhtaç bir dede, nerde kaldı başkasına himmet ede’ hesabı
Bir diğer önemli ‘evetçi’ kitle, Diyanet işleri içinde yuvalanmış bazı unsurlarca siyaseten kontrol altına alınmış camii cemaatidir. Yıllarca yapılan yoğun propaganda, cami cemaatini gerçek inanç merkezin-
den uzaklaştırarak, siyasallaştırmıştır. Onlara göre Erdoğan, göklerden gelen bir mucize adamdır ve bu hükümet ‘ne eylerse güzel eyler, ne yaparsa doğru’ dur. Bu nedenle, gösterilen ‘evet’ hedefine sorgusuz- sualsiz, kitleler halinde akmışlardır.
Yeni Anayasa TV kanallarında taraflarca karşılıklı olarak halk önünde tartışılabilseydi bugün evet demekte bir sakınca görmeyen bir çok kişi kesinlikle ‘Hayır’ oyu verecekti . Muhalefet liderinin ısrarlı tartışma davetlerine rağmen ‘evetçi’ taraf bu tartışmaya cesaret edemedi. Onun yerine güdümü altındaki onlarca TV kanalı ve basılı yayın organına demogoji yaptırttı , hem de en ucuzundan. Yapılan röportajlarda sokaktaki ‘evetçi’lerin yasa hakkında hemen hiçbir şey bilmedikleri sadece Tayyip Erdoğan’ın söylemlerine itibar ettikleri görüldü.
Ciddi incelemeler göstermektedir ki bu seçmen grubunun sosyo ekonomik yapısı, kendi aleyhine olsa bile, Erdoğan’ın her dediğine biat etmeyi zorunlu kılmakta olup, kültürel yapısı da buna müsaittir.
Yıllardır sürdürülen sistemli ve ısrarlı çabalar sonucu (daha çok da parayı bastırarak)nerdeyse tümüyle ele geçirilen yazılı ve görsel medya bu referandumda’ evet’ in borazanı olmuştur.
Evet cenahında toplanan tüm bu avantajlar yetmemiş mühürsüz zarf yöntemiyle oy devşirilmiştir. Mühürsüz oylar yanlışlıkla verilmiş gibi kabul edilip sandık başkanları tarafından mühürlenerek geçerli hale getirilmiştir. Oysa Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve üyeleri de çok iyi bilmektedirler ki bu oyların asılları para vaadi ile kandırılan seçmenlerin ceplerinde seçim alanı dışına taşınmıştır.
Bunları sehven göstererek ‘Hayır’ çıkan sonucu ‘evet’e çevrilmesine karar veren YSK , bir sürü iç çatışmalara neden olabilecek bir karara imza atmıştır. Bunun vebalini ve cezasını başta Türk milleti olmak üzere tüm siyasi kadrolar çekecektir.
İşte böylesi eşitsiz bir ortamda sadece sandıkta fazla oy almakla kazanmış olmazsınız. Bu arada, Bahçeli figürüne değinmeden geçecek olursak,değerlendirmemiz tamamlanmış olmaz.
Daha bir yıl önce Başkanlık sistemine atıp tutan, demediğini bırakmayan Bahçeli nasıl ve hangi arada bu kadar ateşli bir Evet ‘ çi oldu, anlaşılır gibi değil. Hem kendisini ,hem partisini sıfırladı. Allah’tan MHP içinde gerçekten milliyetçi,vatansever partiyi kurtarabilecek seviyede insanlar var.
Son olarak mühürsüz oyları da hesaba katarak
buraya kadar saydığımız hususları alt alta yazıp ‘Evet’çi haneden düşersek; hele bir de hayırcı kesime eklersek hatırı sayılır bir çoğunlukla sandıktan ‘hayır’ ın çıkacağı kesin.
Hal böyleyken Evet çıkmış gibi yapmanın anlamı yok. Bu millet bunu yutmaz ,ve de unutmaz. Size sıradan bir vatandaş uyarısı. Sonu batak olan bir yola giriyorsunuz. Kahırlara garkolursunuz. Bugün gerçekleştirmek için çalıştığınız yasalar yarın sizin elinizi kolunuzu bağlar.
Bu Cumhuriyet bakın sizleri nerelere getirdi,nasıl inanılmaz servetler kazandınız,bi durun
artık. Su kavgayı kesin,şu savaşları durdurun, oğullarımızı gencecik yaşta toprağa veriyoruz. Liderlik bir ülkenin insanlarını birleştirmektir,ayrıştırmak değildir.

Bir Cevap Yazın