BÜYÜK YÜRÜYÜŞ.

20fdde09-66cb-4cb9-8733-a3e4e25261f2Türkiye Cumhuriyeti tarihi yürüyüşlerle doludur. Uzunlu- kısalı, olaylı- olaysız çok katılımlı-az katılımlı vb. Birçok yürüyüş gerçekleştirilmiştir. Yürüyüşlerin önü alınamayınca ‘Yürümekle yollar aşınmaz’ vecizesi Türk siyasi tarihine sokulmuştur ve hala kullanılmaktadır.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘nun bu eylemi, dünya çapında bir protesto eylemidir. Benzeri eylem Gandi’nin yürüyüşüdür ve ülke bağımsızlığına varan önemli kazanımlara neden olmuştur. İlk günlerde iktidar dahil herkese ütopik gelen bu eylem, Kılıçdaroğlu’nun azim ve direnci sayesinde, planlandığı şekilde ve olaysız sona ermiştir.
Bizde ne gibi siyasal ve sosyal sonuçlar yaratacağı henüz bilinmemekte ise de, bu eylemin mutlaka somut sonuçları olacağı aşağıda ki nedenlerden dolayı kesindir.
*Yol boyu katılımın artması, taşra örgütlerinin gayretleri yanında,halkın bu eylemden bir beklentisi olduğunun işareti
*Dörtyüz otuz km’lik yolu, çoğu yaşıtlarının bastonla gezdiği bir yaşta, hiçbir sağlık sorunu yaşamadan tamamlama azmi, kendisine duyulan hayranlık ve
sempatiyi arttırdı. Parti Başkanlığından parti liderliğine yükseldi.
*İktidarın (demokrasi anlayışı gereği !) coplu- gazlı
müdahalesi ve engellemesi beklenirken, koruma sağlayarak yürüyüşün selametini sağlaması, bu eyleme katılanların kararlılığı karşısında iktidarın geri adım attığını göstermektedir.
*Son (şaibeli ) anayasa referandumundan sonra tüm demokratik yolların tıkandığını zanneden halk, bu yürüyüş sürecinde ve sonunda yapılan mitingde iki milyonu aşkın kemik bir kitle olarak bir araya gelince, gücünü fark etti ve kendine güveni arttı.
*Başta Avrupa olmak üzere tüm dünya kamuoyu gördü ve anladı ki Türkiye bir İslamkilicdaroglu_956_1 Cumhuriyeti değildir ve bu ölçüde bir muhalefet var oldukça kimse o emeline ulaşamayacaktır.
*Seçilen ‘Adalet’ sözcüğü son derece isabetliydi. Tüm sorunların kökeninde ‘Adaletsizlik’ yattığı için önce adaletin sağlanması gerektiği konusuna halkın dikkati çekilmiş oldu.
*Ayrıca provokasyona gelmemek için gösterilen duyarlılık hatta zaman zaman yapılan protestolara sadece alkışla cevap verilmesi eylemcilerin bilinçli olduğunu gösterdi. Bu eylemin ayrıca düşündürttükleri de var. Şöyle ki:Örneğin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan muhalefette olsaydı aynı tür yürüme eylemini yapmaya kalkar mıydı; insan hayal bile edemiyor.
*AB nin tavrı ve sonrasında gelecek olan yaptırımlar karşısında son yapılan referandum geçersiz duruma düşecek midir?
*Muhalefet partileri birleşmeyi ve pazarlıksız mücadeleyi başarıp iktidara gelmeleri halinde (umarız bu yüzyıl bitmeden başarırlar!) bugün Fetöcülükten yatan zatı- muhteremler(! )ile onları mahkum eden zevat(!) aynı koğuşları mı paylaşacaklardır? Böyle bir şey vuku bulduğunda; “Ülen ne güzel memleketi paylaşmıştık ve keyfimiz de süperdi. ‘Sana çok düştü, bana az düştü’ diye arıza çıkarıp şimdi şu koğuşu ‘paylaşma’nın alemi var mıydı?’ gibi bir iç hesaplaşma içine girerler miydi?

Bir Cevap Yazın