ATATÜRK CUMHURİYETİ ve MATEMATİK

13Mustafa Kemal Paşa, daha Erzurum
Kongresi sırasında, zaferden sonra
hükümet şeklinin Cumhuriyet olacağını söylemişti. 23 Nisan 1920’den beri Türkiye’yi idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Milli egemenlik esasına dayanıyordu. Bu adı konulmamış bir Cumhuriyet yönetimiydi. 20 Ocak 1921 tarihli Anayasada ‘Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir’ deniliyordu. Bu yeni rejimin ilan edilmemiş bir Cumhuriyet olduğunu gösteriyordu.
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığı sırada Yeni Devletin adı henüz konulmamıştı. Hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti adını taşıyor, meclis başkanı hükümet başkanlığı da yapıyordu. Bu sistem içinde devlet başkanlığı boş görünüyordu. Şimdi, yürürlükte olan siyasi rejime uygun devlet şeklini bulmak zorunlu hale gelmişti. Milli Mücadele Dönemindeki, olağanüstü şartların bir ürünü olan meclis hükümeti sistemi de artık işlemez olmuştu. Bu sistemde Bakanlar Kurulu’nun her üyesi için ayrı ayrı oylama yapılırdı. Bu durum ise hükümet kurulmasını zorlaştırıyordu. 25 ekim 1923’de hükümet istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu olay Mustafa Kemal Paşa’ya, Cumhuriyet’i ilan etmek için beklediği fırsatı verdi. 28 ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulmaması üzerine, Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkünde arkadaşlarına ‘Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz’ diyerek fikrini açıkladı..
O gece, İsmet Paşa ile birlikte 1921 Anayasa’sının bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını hazırladı. ‘Türkiye Devletinin Hükümet Şekli Cumhuriyettir’ hükmünün yer aldığı tasarı üzerinde TBMMde yapılan konuşmalardan sonra Cumhuriyetin ilanı kabul edildi. ‘ Yaşasın Cumhuriyet!!’ sesleri arasında alkışlarla Cumhuriyet ilan edildi. (29 Ekim 1923)
Işte biz bu Cumhuriyet’i seviyoruz. Demokrasi’yi, bilimi, sanatı, medeniyeti, çağdaşlığı ve ilerlemeyi içeren, halktan ve haktan yana olan bu Cumhuriyet’e aşığız biz. Cumhuriyet’i bize armağan eden Atatürk’ümüze gönülden bağlıyız. Bu sevgiyi içimizden atamayacaklarını anlayanlar bize hak verdiler, hep bir ağızdan ‘Atatürk’cüyüz’ demeye başladılar bile.
Cumhuriyet, Atatürk deriz de Matematiğe, ne hizmetler yaptığını söylemeden geçebilir miyiz? Onca işinin arasında, Geometri’de kullanılan Arapça terimler yerine Türkçe karşılıklarını yazarak, 1937’de geometri kitabı yazmıştır. Açı, Üçgen, dörtgen, çokgen, uzay, yay, çember, köşegen, taban, eşkenar, ikizkenar, vb. terimler Atatürk tarafından türetilmiştir.
Okul yıllarından beri matematik derslerine çok ilgi duyan Atatürk, Matematiğin yaşamın bütün alanlarında gerekli oluşunu, Matematiksiz bir bilimin söz konusu olmayacağını, bütün bilimlerin Matematikden yararlanması gerektiğini, şu sözlerle ifade etmiştir;
‘ Öğrenim yıllarımda Matematiğe çok önem verdiğimi ve hayatımın çeşitli safhalarında başarı elde etmek için Matematikden faydalandığımı söyleyebilirim. Onun için herkes Matematik bilgisinin çok gerekli olduğuna inanmalıdır’.
İlelebet Cumhuriyetimizi kutlayabilmek dileğiyle
Hoşçakalın, Matematikle kalın.
Zeynep Fidan KOÇAK

Bir Cevap Yazın