MANEVİ TAZMİNAT

kose-yazisi-ali-sami-arliSon yıllarda, siyaset dilindeki sertleşme nedeniyle, siyasilerin söylemlerinde birbirleri için kullandıkları ifadeler dolayısıyla açılan
manevi tazminat davalarının sayısında bir hayli artış gözlenmektedir.
Manevi Tazminat Nedir? Yasal dayanağı ve dava koşulları nedir? Buna bakalım.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 17. Maddesi, “ Kişinin manevi varlığının ve vücut bütünlüğünün, yaşam hakkı ile beraber korunması gerektiğini “ hüküm altına almıştır.
Türk Borçlar Kanunun 49. Maddesi ise, “ Kusurlu ve Hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. “ demektedir.
Şahsiyet Hakları, bireyle sıkı sıkıya bağlı olan haklardır, devredilemez ve bundan feragat edilemez. Bu nedenle, kişilik hakları yasalarla korunmuş, ihlali durumunda gerek cezai ve gerekse tazmini yollara gidilmesi hususları yasalarla düzenlenmiştir.
Manevi Tazminatı Maddi Tazminattan ayıran iki özellik vardır.
Birincisi; Maddi Tazminat somut bir zararın giderimi ile alakalıdır. Manevi Tazminat ise, soyut bir zararı gidermeye konudur.
İkincisi; Maddi Tazminat kişiler tarafından talep edilebileceği gibi, Tüzel kişiler tarafından da talep edilebilir. Ancak, Manevi Tazminat sadece kişiler tarafından dava konusu edilebilir.
Manevi Tazminat, şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde saldırıdan dolayı duyulan elem, acı ve ızdırabın telafisi amacıyla hüküm altına alınan tazminat türüdür. Bunun için iki unsur şarttır. Birincisi, saldırı hukuka aykırı olmalı, ikincisi, bu saldırı, muhatabın kişilik haklarına zarar verecek ve bundan dolayı kişide acı ve ızdırap yaratacak mahiyette olmalıdır. Diğer bir ifade ile, kişilik hakkı ihlal edilen kişi çevresine karşı rencide edilmiş olacaktır.
Zararın tazmini bir miktar para ödenmesi şeklinde olur. Hakime miktarın belirlenmesi konusunda takdir hakkı tanınmıştır. Bu belirlenirken tarafların sosyo – ekonomik durumları, kazanç ve harcamaları ve ayrıca olayın mahiyeti ve kişi üzerinde yarattığı etkilere bakılır.
Kişilik hakkı ihlali durumunda dava açarken, mağdur olan kişi talep ettiği miktarı kendisi belirleyecektir. Ancak, talep edilen bu miktar bir tarafı zengin etmeyecek, diğer tarafı muhtaç duruma düşürmeyecek ölçülerde olmalıdır. Mahkeme talep edilen miktar ile bağlı değildir. Hakimin miktarı belirlerken geniş bir takdir yetkisi mevcuttur.
Uygulamada en çok karşımıza çıkan ve Kamuoyunu ilgilendiren örneklerin başında yayın yoluyla hakaret eylemi gelmektedir. Ünlü bir kişinin onuru ile sıradan bir insanın onuru arasında hiçbir fark yoktur. Bu nedenle, kamuoyunun ilgisini çeken bir çok manevi tazminat olayında rakamlar oldukça düşük miktarlarda karşımıza çıkmaktadır. Mahkemeler bu rakamı belirlerken kusurun ağırlığına, ihlal edilen kişilik değerinin önemine ve tarafların karşı kusuru olup olmadığına bakarak sosyo – ekonomik durumları da dikkate almak suretiyle hüküm kurmaktadırlar.
Saygılarımla.
Avukat Ali Sami ARLI

Bir Cevap Yazın