MATEMATİK VE KADIN

12Hypatia Yunan filozof ,Matematikçi ve Astronomdur.
İskenderiye Kütüphanesinde felsefe ,
matematik ve astronomi dersleri veren
bir bilim kadınıydı. Hocası babasıydı. M.S 3. Yüzyılda
Hıristiyan yobazlar bir kadının bilim yapamayacağını
ve ders veremeyeceğini söyleyip öldürmeye ve
kütüphane ile okulu yakmaya karar verdiler. Uzun uzun
anlatmayayım, hunharca öldürdüler. Görüyorsunuz ,
din merkezli hangi yaşam olursa olsun, kadına aman
yok,değer vermek yok.
1988-1989 yıllarında İngiltere’de Lancaster
Üniversitesinde bir yıl misafir öğretim üyesi olarak
çalıştım. Matematik bölümünde sadece 1 tane
matematikçi hanım öğretim üyesi vardı. Hayret ettim.
Onlar bana sordu ”Sizin bölümde kaç tane kadın
öğretim üyesi var?” diye. “ Çoğunluk kadın” dedim. Bu
kez onlar şaşırdı.“Neden” diye sordum.“Biz kadınlarımızı yormak istemeyiz, en kolay bölümlerde okur, en kolay işlerde çalışırlar, kendilerini ispatlamaya gerek yok, kadınlarımız çok değerlidir” dediler.
“ Benim verdiğim yanıt ise “Ülkemde kadın, ikinci sınıf
vatandaş muamelesi görür. Biz, kadınlar kendimizi ispatlayabilmek için mühendis, doktor, öğretim üyesi, matematikçi olmaya çalışırız” oldu.
İspanya ve Portekiz’de ,aynı bizde olduğu gibi,
matematikçi kadınlar bir hayli çok. Çünkü 756 da
kurulup 1031 de sona eren Endülüs Emevi Devleti’nin
etkileri hala sürmekte. Kadın kendini ispat edip,
‘bende varım’ demek zorunda.
Ülkemiz ile ilgili şu istatistiklere bir bakar mısınız:(*)
Ülkemizde fiziksel şiddete uğrayan kadınların
oranı yüzde 39,cinsel şiddete uğrayan kadın oranı ise
yüzde 15,
Yaşadıkları şiddeti resmi kurumlara bildirmeyen
kadınların oranı ise yüzde 89,
2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken
2017 ‘de öldürülen kadın sayısı 409.
2002 ila 2017 arasında öldürülen kadın sayısı
toplam 6143.
Cinsiyet eşitsizliği konusunda Türkiye 145 ülke
arasında 130. sırada
Ayrıca istihdam alanında da kadınların sayısı çok
daha az ve aldıkları ücret de daha düşük.
Ülkemizde daha yeni yeni başlarını kaldırıp, varlığını
ispatlamışken, ne ve nasıl oldu da kadın statüsünü
kaybetmekte? Neden yine kadın kıskaca alınmak
istenmekte?
Dilim varmıyor söylemeye ama pek çok kadın da buna
gönüllü maalesef !.
Kadınlarımız ülkemizin kurtuluşunda canla başla
erkeklerin yanında çarpıştı, didindi.
Sevgili Atatürk’ümüz ‘Kadınlar hak istemeden ,
sokaklara dökülmeden haklarını verdi’ diye kıymet
bilinmiyor sanki .
1934 de kadına seçme seçilme hakkını Fransa’dan
İtalya’dan ve diğer Avrupa ülkelerinden önce Türk
kadınına Atatürk’ün önerisiyle 83 yıl evvelki TBMM
verdi. Sanıyorum şimdiki meclise sunulsa geri
çevrilirdi. Neden geri gitmeye zorlanıyoruz. Kimin
çıkarları içindir? Nüfusun yarısını atıl duruma
getirirseniz ülke çökmez mi?
Anneler öğrendiklerini çocuklarına öğretir, korkunuz
bu mu yoksa?
Prof. Zeynep Fidan Koçak
(*)İstatistikî bilgiler, Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı’nın resmi verilerinden (küsurları atılarak )
alınmıştır.

Bir Cevap Yazın