12. Ankara Kitap Fuarı ve Diğer Edebiyat Etkinlikleri Şenliği

“Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur.”
(Sant’Agostino)

Bu sayıdaki yazıya, mistik filozof Sant’Agostino’nun sözleriyle başlarken, 16-25 Şubat 2018 tarihleri arasında düzenlenen, 12.Ankara Kitap Fuarı’ndaki güzel tanışmalar ve sohbetlerden bahsetmek istiyorum. Onur yazarının Atilla Dorsay olduğu fuarda, birçok söyleşi gerçekleştirildi.
Bu yazıdan sonra başlayacağım yeni yazı dizisinde, gezi ve roman yazarlarıyla gerçekleştirdiğim söyleşi ve röportajları sizlerle paylaşacağım. Söyleşilerde çok güzel bir enerji aldığım ilk yazar, “Under(Ölüm Oyunu)” adlı kitabın yazarı Giulia Gubellini, Bologna’da yaşayan 1989 doğumlu, Stephen King ve Quentin Tarantino hayranı. Genç italyan yazar Gubellini, L’Orco Meccanico kitabı ile, 2013 yılında kişisel yayıncılığın en çok yankı uyandıran başarılarından birini elde etmiş. Haber ağı sayesinde de Rizzoli editörü tarafından keşfedilmiş.
Kitap Saati yayınlarından çıkan ve İrem Akbulut tarafından Türkçe’ye kazandırılan Under adlı kitapta vurgulanmak istenen temel noktalardan biri de özgürlük için savaşmanın ne kadar değerli olduğu. Olaylar 2025 yılında İtalya’da geçiyor. Biçimsel açıdan ele alacak olursak, kitapta şehir isimleri numaralardan ibaret, Bazı kahramanların ismi ise sadece T ya da F gibi tek harfle belirtilmiş. Alice ve Andrea gibi kahramanların mücadelesine tanık olurken, on üç çocuğun zulme birlikte direnişinin, bir katliam oyununun bir devrime nasıl dönüştüğünü okuyoruz. Hayatın ta kendisi bir mücadele değil midir? Ama gençlerin mücadelesi, hele de geleceğe dönük stratejik bakış açıları içeriyorsa, kanımca, bu kitap okunmaya ve özgürlük konusunda tekrar düşünmeye değer.
Fuarın konuklarından bir diğeri de, İçim Pizza Dışım İtalya, Hoşça Kal Küba, Hayat Akıp Giderken, Yalnız Seyahat Etmenin Dayanılmaz Hafifliği, Yalnız Gezginin Gezi Defteri, Tek Başına Dünya Gezisi Herkese ve Her Şeye Rağmen, adlı gezi kitaplarının yazarı Benian Çulhaoğlu. Kitaplarında gezdiği yerlerle ilgili hem fotoğraf, hem de ulaşım bilgilerini aktarmış. Şehirlerde, müzeler, saraylar gibi kültürel mekanlardan bahsederken özellikle dikkat edilmesi gereken püf noktaları da unutmamış. Okurken gezip görülecek yerlerin tarihçesini anlatırken, yalın ve sade bir dil kullanması da kitaba oldukça dinlendirici, sürükleyici ve hoş bir lezzet katmış.
Köşemde bahsedeceğim son yazar, Casa Italia Dostluk Derneği’nin konuklarından, 20. yüzyıl senfonik müzik alanında uzmanlaşmış bir orkestra şefi olan Stefano Mazzoleni. Ülkemizdeki mimari yapıları, müzeleri ve restoranları “Zaman Işıkları” adlı ilk romanındaki karakterler Mimar Hanzade Kayı ve Arkeolog Francesco Orsini aracılığıyla aktarmış. Meltem Tosun’un çevirdiği Zaman Işıkları adlı romanda söz konusu duraklar İstanbul’da Pera Palas, Aya Sofya Müzesi ve Arkeoloji Müzesi, Trabzon’da Sümela Manastırı, Aya Sofya Kilisesi ve Trabzon Arkeoloji Müzesi. Ayrıca, Kapadokya, Efes, Mardin, Konya, Hattuşa bölümlerinde, arkeoloji ve tarih konularında ilginç bilgiler aktarıyor. Stefano Mazzoleni ile gerçekleştirilen, önümüzdeki ay sunacağım röportajın içeriğinde, Muğla, Marmaris, Gökova, Akyaka Azmak Çayı ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi olacak. Geziyle,sevgiyle, ışıkla, mutlu kalın…

Esma Tuğçe Tözman

Filolog / Çevirmen

Bir Cevap Yazın