DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY DEĞİŞİMDİR

Demiş olsa da anlı şanlı düşünürler, kusura bakmasınlar ,yanılmışlar!. Bir şey daha var hiç değişmeyen : O da ‘CHP’ nin örgütlenme anlayışı ve propaganda yöntemi’. Partinin tümünü kapsayan toptancı bir ifade oldu belki ama ben bulunduğum yörede gördüklerime bakarak bu yargıya varıyorum. Umarım başka yerlerde öyle değildir. Örneğin, mahalle seçimleri olacak hemen kulis çalışmaları başlıyor, bir grup kendi arasında meşveret kuruyor, kendilerine göre esrarengiz görüşmeler filan. Gerçekten çalışacak yeterli, yetkin kişiler varken bir de bakıyorsun ‘bir grup’ yönetimi almış. Ve mahalle seçimlerinden il seçimlerine kadar hep aynı örgütlenme anlayışı hakim. Kazanan taraf sanırsın ki devlet yönetimini ele geçirmiş. Bir caka satmadır gidiyor. Neyin cakasını satıyorsunuz kardeşim, on yıllardır muhalefetteyiz. Her seviyedeki seçimlerde blok liste kavgası olmadan kişiler çıkıp yapmak istediklerini anlatsın üye de özgür iradesi iş yapabilecek nitelikte insanlara oylarını versin. Yangından mal kaçırır gibi seçimler yapılıyor örgüt içinde. Belki “İl başkanları milletvekilliğine adaylığını koyamaz” diye bir tüzük maddesi konulsa daha sağlıklı sonuçlar alınabilecek. Mevcut durumda tabanın en küçük birimine kadar dizayn etmek gerekiyor seçimleri; bu da ‘vatana hizmet aşkı’ nın önüne çıkıyor haliyle.
Propaganda yöntemlerine gelince ;kahvehane toplantıları,esnaf ziyaretleri,topluca geziler,birşeyleri protesto için toplanmak, bir konferansa dinleyici olarak ya da bir açılışa izleyici olarak katılmak gibi şeyler geliyor akla. Normal bir zaman da olsak bunlar klasik de olsa yapılabilir ama öyle bir süreç içinde ve öylesine riskli bir sona doğru gidiyoruz ki Atatürk’le ,Cumhuriyet’le sorunu olmayan (hatta olan )herkese ulaşmak zorundayız.Yani Genel Merkezden emir ya da yazı beklemeden ,Partinin tüzüğünde sana yönetici olarak düşen görevler neyse onları yapacaksın. Parti üye sayısını artırmak yada aktif çalışan kişi sayısını artırmak, onlara görev dağıtmak, çalışma ve üretme disiplini sağlamak vb. bunlar her düzeyde parti örgüt yöneticisinin asli görevlerindendir.
Öyle seçim yaklaştığı zaman araba konvoyu oluşturup, konvoyun uzunluğuna göre prim yapmak filan çok ilkel ve verimsiz yöntemler.
Hürriyet’e varıncaya kadar medya gücü iktidarın emrinde ise bir tek Halk TV ile her vatandaşa ulaşamıyorsan o zaman üye olsun olmasıngönlü Atatürk Cumhuriyetinden yana olan herkes ile birebir temasa geçerek, halkı önce CHP ile barıştırmamız o çatı altında toplamamız gerek. Vatandaş aynı fikriyatta olduğu halde niye CHP’ ye tavırlı, fikrini sormalı, çalışmalara katılmasını sağlamalı ve gecikmiş olan bu çalışmaları hızlandırmalıyız
Bu propaganda görevini sadece Genel Başkana ya da parti üst düzey yöneticilere bırakmadan taşra örgütü gerçekleştirebilmeli.
Şu andaki gözlemler İYİ Parti’nin CHP nin tabanından oy çaldığını gösteriyor.
3. Parti durumuna düşmek istemiyorsak var gücümüzle çalışalım arkadaşlar.
Editör

Bir Cevap Yazın