MUHALEFET UCUZ ATLATTI

köse-yazisi-umit-bicer2-300x158
2018 seçimleri sonucuna göre hem değişen bir şey yok ,hem değişen şey çok.
Değişen bir şey yok , çünki Tayyip Erdoğan yine başta . ‘Bizim Hemşo kazandı’ diye sokaklara dökülüp gece boyu silah sıkan ,polis tarafından müdahale edilemeyen ,kanun -nizam tanımayan, kendilerini memleketin ağası sayan, memleketin gelirini kendi cebine akıtmaya ahdetmiş kitle yine iş başında ve bunlarla birlikte yaşamaya devam etmek zorundayız.
Değişen bir şey yok ,çünki yine adaletin işlemediği ,devlet örgütünün sosyal ve ekonomik avantajlarının yandaşlara sunulduğu, hükümet karşıtı olmanın ağır yaptırımları olduğu günler ,yıllar bizi bekliyor.
Tayyip Erdoğan’ın tarihe geçme hevesi ile ülkemizin ekonomik yapısını yıpratan projelerinden ve dış politikada sonuç getirmeyen (ama can ve mal kaybına yol açan) atarlanmalarından vazgeçmeyecek olması yine bizlere mutsuz, endişeli ,yoksul günler yaşatacak.
Peki değişen neler olacak ?Öncelikle muhalefet birlikte hareket etme pratiği kazandı bu seçimde; bunun devamı gelecektir (İnşallah !..)Bu arada MHP nin ‘İktidar yardakçısı muhalefet partisi’ olmak gibi dünya siyasetinde eşi-benzeri olmayan özel bir konuma sahip olduğunun da altını çizelim.
Hey gidi Bahçeli! Havayı tokatlayarak attığın nutuklardan sonra Muktedir karşısında diz çökmen sana yakıştı mı? Hadi sana yakıştı diyelim ,ya kitlen bu utançtan nasıl kurtulacak? Gerçi onlar için Meral hanım gereken daveti yaptı, icabet etmedilkleri için o utanca müstehaklar.
Ana muhalefet CHP’ye gelince, yeni bir lider daha kazandı. Muharrem İnce ,beklenenin üzerindeki performansıyla, yerel seçimlere kadar muhalefet görevini sürdürecektir kuşkusuz. Ama bu kez- Rahmetli Osman Bölükbaşı’nın çağdaş versiyonu durumuna düşmemek için- meydanlarda toplanan kalabalıkların nicelik değil, nitelik değerini doğru tahlil ederek ve söylemlerini revize ederek daha yüksek bir başarıyı yakalayacaktır(diye umuyoruz)
Değişecekler faslından devam edersek; iktidara oy verenlerin öz güveni tavan yapacak, toplumdaki kural tanımazlık, zorbalık, hak gasbı, basitlik, fırsatçılık, iki yüzlülük ,yalakalık vb (hasletler (!) daha da artacaktır.
Öteden beri Atatürk ve devrimlerine karşı sürdürülen karşı devrim hamlesi önümüzdeki dönemde çıkarılacak yasalarla hukuki hale getirilerek ,suç olarak tanımlanan eylemler suç olmaktan çıkarılacaktır.
Ha bu arada Atatürk Cumhuriyetinden yana olan kesim acaba aymazlık uykusundan uyanıp,gerekli birleşmeve dayanışmayı gösterebilecek midir yoksa yine bir araya geldiklerinde birbirleriyle tartışmaya ,çekişmeye devam mı edeceklerdir, burası henüz bilinmiyor.
Diğer muğlak nokta da, CHP nin örgütlenme felsefe , biçim ve pratiğinin değişip değişmeyeceği. Daha da açarsak baştan savma ,törensel Atatürkçülük ve bireysel hesapların bir tarafa bırakılarak ‘Atatürkçe’ düşünmeye başlanıp başlanmayacağı ülkenin kaderini belirleyecektir.
Bu noktada yapılacak ilk iş, parti üyesi olsun olmasın, Atatürk Cumhuriyetinden yana olan herkesle irtibat kurarak görev dağılımı yapmak , onlara sorumluluk vermek ve Cumhuriyeti geri almak ülküsü etrafında organize etmektir. Bunu da tez elden ve iktidar henüz topal ördek iken yapabilmek gerekir.
Bu arada niye başlığı böyle attığımıza gelince,hepimizin de bildiği gibi, ekonomi öyle derin bir çıkmaz da ki eğer CHP ve müttefikleri kazanmış olsaydı 16 yıllık iktidarın tüm günah-
larını onların üzerinden temize çekeceklerdi. Batık bir ekonomiyi düze çıkarsa bile bu süreçte çekilen yoksulluk ve yoksunluklarbir ömür boyu karşı propaganda malzemesi olarak kullanılacaktı .Bugüne kadar yaptıkları gibi..
O yüzden, evet, muhalefet ucuz atlattı.
Güzel günler görmek dileğiyle..

Bir Cevap Yazın